Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

1) İnfak ve Sevgi 

BAKARA 215. SANA (ALLAH YOLUNDA) NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR.
DE Kİ: MALDAN HARCADIĞINIZ ŞEY, EBEVEYN, YAKINLAR, YETİMLER, FAKİRLER VE YOLCULAR İÇİN OLMALIDIR.
ŞÜPHESİZ ALLAH YAPACAĞINIZ HER HAYRI BİLİR.

     Kısaca ve öz olarak İnfak: Sevdiğimiz şeylerden ihtiyaç sahiplerine verebilmektir, sahip olduklarımızdan ihtiyaç sahipleri için pay ayırarak vermedir. Bu verme, insanlığa hatta tüm canlıların yararına yöneliktir. Zengin, yoksul ayrımı yapmadan bütün iman edenler için konulmuş eğitici ve erdirici en mükemmel ibadetlerdendir. İnfak; Allah'a olan sevginin, güvenin ve teslimiyetin bir ifadesidir. Paradan, maldan yapıldığı gibi güzel söz söylemek güler yüz göstermek de bir infaktır. Ayrıca dertli bir insanı teselli etmek, güçsüz yaşlı birine yardım etmek, hasta ziyaretleri ile moral vermekte bir infak şeklidir. Zekât, sadaka ve fitre miktarı tayin edilmiş sınırlı bir yardımdır. Oysa infak, sahip olunanlardan gönlün dilediği kadar ayırdığı sınırsız bir vermedir. Bütün yapılan iyiliklerin ALLAH katında değerlendirileceğini bilmek yapılanların değerini kat kat artırmaktadır.
     Şöyle bir düşünelim: Sıcak bir yaz günü siz elinizde soğuk meşrubatınızı almışsınız ve rüzgar esen gölge bir yerde istirahat ediyorsunuz, o anda önünüzden tanıdık olmayan bir cenaze geçiyor üç beş kişi ile şimdi o rahatınızı bozup cenazeyi takip etmek, onun defni için yardım etmek yakınlarının acılarını paylaşmak var birde rahatınızı bozmayıp istirahate devam etmek.Eğer birinci şıkkı yapabiliyor ve bunda sadece ALLAH'IN rızasını kazanmayı hedefliyorsak  istirahatimizden infak etmiş oluyoruz. Başka bir şekli ele alalım soğuk ve yağmurlu bir gün ve siz sıcacık evinizde çayınızı yudumluyorsunuz ama çevrenizde hastaneler var ve orada yatan hastalar belki hiç ziyaretçisi gelmeyen, birileriyle konuşmak dertleşmek ihtiyacında olan, şayet YÜCE RABBİM' in rızası için onları ziyaret gayesi ile abdest alıp yola koyulursanız sizce buda bir infak olmaz mı? Çünkü sevdiğiniz sıcacık yuvanızdan çıkıyor soğuk ve yağmurlu bir havada tanımadığınız kişilerin ziyaretine koşuyorsunuz. Buna dair Hadis-i  Şerifler var.
     
    Rasûlüllah şöyle buyurmuştur:
       "Aziz ve Celil olan ALLAH kıyâmette":
-Ey Âdemoğlu! Ben hasta oldum da sen beni ziyaret etmedin! buyurur. Kul:
-Ya Rabbi! Sen âlemlerin Rabbi olduğun halde ben sana nasıl hasta ziyareti yapabilirim? diye sorar. ALLAH:
-Sen bilmez misin ki, benim filanca kulum hasta olmuştu da sen onu ziyaret etmemiştin. Yine bilmez misin ki eğer sen onu ziyaret etseydin, muhakkak beni onun yanında bulacaktın (yani, benim sevabımı ve ikramımı onun yanına bulacaktın) buyurdu" (Müslim, Birr vasıla, 43).
      Başka bir hadis-i şerifte de, Hz. Peygamber (s.a.s): "Hasta ziyareti yapan kişi, (hastanın yanından) dönünceye kadar, kendisini cennete ulaştıracak bir yol üstündedir" (Müslim, Birr ve sıla, 39) buyurmuştur.
Şu halde, ziyaretler, özellikle hasta ziyareti, müslümanı Allah rızasına ulaştıracak ahlâkî davranışlardan biridir. Bu sebeple hasta ziyareti, vazgeçilmez bir görevdir. Bu önemli vazifeyi yerine getirmeli ve başkalarına da tavsiye etmelidir.

   Hemen hemen her gün yaşlı  kimseler görürüz hepimiz, ayakları vücutlarını yıllardır taşımaktan sanki isyan eder hale gelmişler gibi ağır ağır yürürler, belleri bükülmüş elleri titreyerek artık bedenlerini taşıyamaz halde. Düşünürüz ALLAH' ım günün birinde bizde böyle olacağız diye ama kaçımız onların gençlik hikayelerini, askerlik anılarını, dertlerini dinlemek için gayret sarf ederiz,.hepimizin bunlara ayıracak zamanı vardır muhakkak. Birbirimize güler yüzlü, tatlı dilli olalım, selamlaşalım, saygılı davranalım ve sevgili olalım birbirimize düşkünlerimize az çok yardım edelim çevremizde muhakkak bizden daha ihtiyaç sahibi bulmak mümkündür. Araştıralım ama maddi veya manevi verilenlerden sonraki gülen gözleri görmekten alınan hazı tatmak anlatılmaz bir duygu olmalı. Yaptığımızda İNFAK  olayını doyasıya yaşayacağınızdan emin olun.   

BAKARA 272. (YA MUHAMMED!) ONLARI DOĞRU YOLA İLETMEK SANA AİT DEĞİLDİR.
LÂKİN ALLAH DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLA İLETİR.
HAYIR OLARAK HARCADIKLARINIZ KENDİ İYİLİĞİNİZ İÇİNDİR.
YAPACAĞINIZ HAYIRLARI ANCAK ALLAH'IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN YAPMALISINIZ.
HAYIR OLARAK VERDİĞİNİZ NE VARSA; KARŞILIĞI SİZE TAM OLARAK VERİLİR VE ASLA HAKSIZLIĞA UĞRATILMAZSINIZ.

"Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir". Bu Hadis-i Şerifi hemen hemen hepimiz biliriz ama gereğini kaçımız yaparız neden hepimiz yapmama eğilimi gösteriyoruz belli gelir düzeylerine sahip kişiler belli bölgelerde her kes kendi köşesinde bu  olmamalı bizim anlayışımız bizim anlayışımız ben onları görmüyorum nasıl olsa zihniyetindeyiz. Lütfen biraz duyarlı olalım göreceğiz ki RABBİM bize istediğimizin daha fazlasını verecektir. Birbirimizi sevelim, sevelim ki bizde sevgi görelim. RABBİM bizleri senin istediğin gibi infak eden ve sevgi yüklü kullarından eyle.

SEBE 39. DE Kİ: RABBİM, KULLARINDAN DİLEDİĞİNE BOL RIZIK VERİR VE (DİLEDİĞİNDEN DE) KISAR. SİZ HAYIRA NE HARCARSANIZ, ALLAH ONUN YERİNE BAŞKASINI VERİR. O, RIZIK VERENLERİN EN HAYIRLISIDIR.

GERİ                                 İLERİ

ANA SAYFA